Çocukken sabah erken saatte yolda oluşan buzları kıra kıra bakkala ekmek almak için giderken iki çocuğun bir çukura taşlar attığını gördüm. Yanlarına gittiğimde eski bir çuvalın içinde bir şeylerin kımıldadığını gördüm. Çuvalı onlara açtırdığımda ise içinden bir kedi birde köpek yavrusu vardı ve hayvancağızların her yerleri kan içinde kalmıştı bu durum karşısında o iki çocukla hemen oracıkta arkadaş olduk ve bu iki çocuğun mahalleye yeni taşınan iki kardeş olduklarını diğer çocukların onlarla oynamadıkları için kendilerine böyle bir oyun bulduklarını söylediler. o kedi ve köpeği beraberce besledik ve büyüttük. hem o hayvanlar ve hemde onlardan sonra gelecek olanlar kurtulmuş bende iki güzel arkadaş kazanmıştım.
Havran İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü dönemimde yapımı uzun yıllardır tamamlanmamış kaba inşaat olarak atıl vaziyette bekleyen okul binasını kaymakamlık ve Belediye ile işbirliği yaparak kısa sürede tamamlayıp eğitim öğretime kazandırmıştık.
2007 yılında Balıkesir İl Milli Eğitim Müdürlüğünde Okul Geliştirme ve Kalite biriminde çalışmaya başladım. tüm il çapındaki okullarımızda stratejik planlama ve okul gelişimi konularında seminerler vermeye başladım.sonuç itibariyle okullarrımızda bakanlığımızında katkılarıyla ortaya çıkartılan bu proje sayesinde verimlilik ve etkin okul yönetimleri konusunda faydalı olduğumuz düşünüyorum.
2003 yılında Kepsut ilçesi Piyade köyünde Öğretmenlik yaptım.Okulun Atatürk büstü yoktu ve müfettişler tarafından yapılan denetimlerde sürekli olarak eksiklik olarak yazılıyordu.Bir gün okulun depo olarak kullanılan bölümünü karıştırırken Atatürk Büstünü gördüm.Muhtemelen daha önce okula verilmiş ancak kaidesi yapılmamıştı.Bu büstü öğrencilerimin ve aynı zamanda veli olan köy imamıyla beraber yaptığımız günü hiç unutamam.O köye her gittiğimde bu anı günü hatırlarım.
Sınıf öğretmeni olduğum bir sınıfta okuldaki tüm öğretmenlerin illallah ettiği bir öğrencinin kazanılma hikayesidir. 17 öğrencinin olduğu bu sınıfta tüm öğrencileri çevreme toplayabilmişken yalnızca biri ALİ dışarıda kalıyordu. Kazanmak için birşeyler yapılmalıydı ancak ne yaptıysak hangi yolu denediysek olmadı. Ali vurdumduymaz ne vatan ne millet ne din adamda sevgi yok. Aliden şikayetçi olmakla birlikte aslında herkes durumuna üzülüyor. Okula gelmediği bir gün arkadaşlarından alinin rap müzik ile ilgilendiğini öğrendiğimde çok mutlu oldum çünkü son kurşun olarak görüyordum. Hiç alakamız olmadığı halde başladık rap müzik araştırmaya arkadaşlarının da hepsine rap ile ilgili en az bir cümlelik bilgi öğrenmelerini istedim. Ali ertesi gün geldiğinde ders içerisinde rap müzikten örnekler vererek konuyu anlatmaya aktarmaya başladım.Sağolsun sınıftaki diğer öğrencilerde bu anlamda çok yardımcı oldular. Alinin gözleri parladı. O an ALİ min kalbine indiğimi hissettim ve ALİ de artık kanatlarımın altındaydı ALİ için artık çok önemli biriydim. ALİ'ye okulda yapılan her organizasyonda rap müzik söylettik duvarlara grafiti yaptırdık ALİ değişiyordu, herkes bunun farkındaydı. ALİ mezun oldu mezuniyetten sonra belki çok iyi bir üniversiteye gidemedi içinde vatan millet din sevgisi oluştu. Önemli olan damarı yakalayabilmek.Keşke tüm öğrenciler için bu kadar uğrşıp doğru damarı yakalayıp doğru kanalize edebilsek ancak şahsım adına belirtmeliyimki her öğrenci için çok mümkün olmuyor. Teşekkür ederim.
1999-2000 eğitim öğretim yılında açılan okulumuzun ilk öğrencilerinden Mehmet sınıf tekrarına kaldı.2.yılda şubat tatiline yakın babası okula geldi.Görüşme sırasında Mehmet'in tekrar yaptığını bilmediğini öğrendiğim babası sakin bir şekilde hocam çağıralım da Mehmet in yanında nasıl takip edeceğimizi anlatın,bizi pek dinlemiyor dedi.Ben öğrenci eleştirirken yanında ikinci bir kişinin olmasının onu inciteceğini düşünerek normalde bunu yapmam ama o gün babanın sakinliği beni sanırım etkiledi ve öğrenciyi çağırdım.Öğrencinin odama girmesiyle babanın üzerine atılması aynı anda oldu.Ayıramadım elbette.Bunun üzerine ben de babaya üstüste birkaç defa vurmak durumunda kaldım.Baba o kadar şaşırdı ki kaçmaya ben de kovalamaya başladım .Okuldan çıktık ve ben ne olduğunu anladım.Ama bir taraftan da evinde ver terbiyeni burada be sorumluyum diye bağırıyodum.İçeri girdiğimde Mehmet yanaklarında babasının parmak izleri ellerini önünde kavuşturmuş ,mahçup yüzü hala masama dönük bekliyordu. Çabuk dışarı çık beni ne hallere düşürdün dediğimde "hocam beni bu kadar seven olmamıştı bu okul bitecek"dedi.Okul bitti.Mehmet görüşürüz.Babası arada bir çayımı içmeye gelir ama önce arar"hocam dövmeyeceksen çayını içmeye geleceğim"der.
yıl 2001 lise birinci sınıfta okuan bir öğrencim sınıfın en zekisi.ancak velsinin cahilliği ve ilgisizliği yüzünden okulunu bırakmak zorunda kaldı.bu durumu ben 10 gün sonra öğrendim.çünkü idarecisi ben değildim.arkadaşları bu öğrenciyi çok seviyor ve okuluna dönmesinini istiyorlardı.hemen harekete gectim.arabam da yoktu.bir arkadaşımın arabası ile öğrencinin köyüne gittim.ailesi ile resmen okula döndürmek için kavga ettim.ve sonunda aileyi ikna etmeyi başardım.öğrenci okuluna döndü okulunu bitirdi üniversite sınavlarında derece yaparak bilgisayar öğretmenliğini kazandı ve hayatını kurtardı.bugün itibari ile evli bir çocuğu var ve istanbulda çok güzel bir okulda görev yapıyor.
1988 YILINDA YILDIZ ÜNİVERSİTESİ İZMİT'TE KMYO'DA ELEKTRİK BÖLÜMÜNDE 1. SINIF ÖĞRENCİSİYDİM. 6 ARAKADAŞ BİR EVDE KALIYORDUK. BİR ARKADAŞIMIZ SAKARYA'DA OTURUYORDU. HAFTA SONLARI GENELDE EVLERİNE GİDİP GELİRDİ. BİRGÜN EVDEN DÖNDÜĞÜNDE O HAFTA SONUNDA TECVİD DERSİ ALMAK İÇİN BİR HOCAYA GİTTİĞİNİ SÖYLEDİ VE ÖĞRENDİKLERİNİ BİZİMLE PAYLAŞTI. BEN DE BİR BESMELE OKUYAYIM DEDİM. OKUDUM. AMA BİR BESMELEDE BELKİ ON HATA BULDU. BUNUN ÜZERİNE DÜŞÜNDÜM Kİ YILLARDIR NAMAZ KILIYORUZ AMA EN KOLAY VE KISA AYETLERİ, SURELERİ BİLE YANLIŞ OKUYORUZ.BU BENİ TECVİDLİ KUR'AN OKUMA DÜŞÜNCESİNE SEVKETTİ. BUNUN İÇİN DE İLAHİYAT OKUMAM GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNDÜM. ANCAK BEN ENDÜSTRİ MESLEK LİSESİ MEZUNUYDUM VE İLAHİYAT OKUYABİLİR MİYDİM? BUNU BAŞARABİLİR MİYDİM? ZOR BİR KARAR VERDİM VE O YIL OYS'YE TEKRAR GİRDİM. SONUÇ 9 EYLÜL ÜNV. İLAHİYAT FAK. KAZANMIŞTIM. KAZANMIŞTIM AMA BUNDAN SONRASI DAHA DA ZORDU. ÇÜNLİ NE ARAPÇA BİLİYOR, NE DE KUR'AN' TECVİDLE OKUYABİLİYORDUM. KENDİME CİDDİ BİR ÇALIŞMA PROGRAMI HAZIRLADIM. HERGÜN SAATLERCE TEKRAR VE DERS ÇALIŞTIM. BUNU BAŞARMAM GEREKİYORDU. HEM MANEN KENDİMİ SORUMLU HİSSEDİYORDUM, HEM DE AİLEMİN EMEĞİNİ BOŞA ÇIKARMAMAM GEREKİYORDU. HAMDOLSUN HAZIRLIK SINIFINI HEM ARAPÇA DERSLERİNDE, HEM DE KUR'AN DERSLERİNDE İYİ DERECE İLE GEÇTİM. (VEMA TEVFİKİ İLLA BİLLAH.) BAŞARIM ANCAK ALLAH'TANDIR. SAYGILARIMLA.
İlçe Milli Eğitim Müdürü iken,Hayırsever bir vatandaş tarafından okul yapımı için bir arsa bağışı temin edilir.İlçenin ileri gelenlerinden bazıları adı geçen arsaya Kız Meslek Lisesi yapılması için gayret gösterirler.Biz ise, bunun mevzuat açısından mümkün olmadığını söylesekte dikkate alınmamaktadır.Biz ise, arsaya ilköğretim okulu yapılması görüşündeyiz. Bu görüşümüzü gerekçeli rapor haline getirerek üst makamlara, bir suretini de arsa bağışlaya gaönderdik.Tapu devri sırasında İlçeye gelen hayırsever.rapordan çok etkiiendiğini ve arsaya iköğretim okulu yapılmak şartıyla verdiğini yazılı olarak ifade etti.Adı geçen arsaya annesinin adını taşıyan ilköğretim okulu yapıldı.
1994 eylül ayında Tunceli de göreve başladım.Göreve başladığımız ilk gün Darıkent beldesinde 6 tane öğretmen şehit edildi.Bu haberi aldığımızda Milli Eğitim Müdürü biz yeni gelen öğretmenlere hoş geldiniz toplantısı yapıyordu.Tabi bu haber alındığında toplantıya katılan yeni göreve başlamış öğretmenlerden istifa edip ayrılanlar oldu.Fakat biz göreve devam ettik.Oraya tayinimiz çıkmadan önce Tunceli dışında diğer bütün iller aklımıza gelmişti.Tunceliye gideceğimi hiç düşünmemiştim.hizmete başladık ve fakir kalabalık bir ailenin çocuğu parasızlıktan okuyamayacaktı.elinden tuttuk.okulu bitirdi dersaneye gönderdik.üniversiteyi hemde İlahiyat Fakültesini okudu bitirdi şu an din kültürü öğretmeni.Tuncelinin sosyal yapısını düşündüğümde şu an bu öğrencimin okuması ve branşdaşım olmasıbenim için çok büyük bir başarı.
Yeni tayin olduğum okulun binası çok sağlam ve fiziki kapasite yönünden lise olarak eğitim ve öğretime müsait bir bina idi. Beldenin öğrencileri lise öğrenimi için en yakın merkezlere gitmek zorunda kalıyor;bu da maddi yönden ailelerine büğyük külfet oluşturuyordu. Beldenin belediye başkanına ricada bulundum.Valilik ve ilgili birimlerle görümesini ve binanın keşfinin yapılmasını sağladım.Binanın lise öğretimine uygun fiziki yapıya ve bayındırlıkça sağlam raporu alınması gerçekleşti. Belediye başkanı gerekli belgeleri alarak bakanlıktaki ilgili birimlerle görüştü ve üç gün sonra binamız lise öğretimine hazır oldu. 1984-1985 öğretim yılından bu yana bölge insanı eğitim ve öğretim bakımından büyük bir maddi külfetten kurtulduğu gibi insanları da eğitim ve öğretim yönünden büyük bir kazanıma kvuşmuş oldular. Beldemiz Balıkesir ilinde lise binası olan ilk belde olma özelliğni de elde etmiş oldu.
Köyde birleştirilmiş sınıfta okudum. O zamanlar bulduğumuz her kağıt parçasını okurduk sonuna kadar. Ortaokula şehre gidip geliyorduk. Okuldan geldiğimde öğrendiğim birkaç cümleyi tekrarlıyor ve ingilizce konuştuğumu ima ediyordum ailem özellikle babam buna çok seviniyordu. Bir gün yine bu durumdayken kahvenin önünde adamın biri "sen hep aynı 2-3 cümleyi tekrarlıyorsun" deyince yüzüm kıpkırmızı oldu utanmaktan babam da ordaydı. Babam "beni rezil ettin herkesin içinde" dedi. O günden sonra bu dili öğreneceğime kendime söz verdim, çok çalıştım, ingilizce öğretmenim de çok iyi bir kadındı Işın hanım.Onun yardımları ve benim çok çalışmam sayesinde ingilizceye olan ilgim artmış ve ben 5-6 ay sonra dili çözmüştüm. Mesleğimi seçmem de işte bu yüzden oldu. Öğretmenliği ayrıca başka bir kültürün dili olan ingilizceyi bildiim için kendimi şanslı hissediyorum. Umarım herkes sevdiği işi yapar.
2008 yılında Albay Cafer Tayyar Nuran Oğuz lisesinde Müdür yardımcısı olarak göreve başladım.Okulumuz henüz 2007 yılında faaliyete geçmişti.Okul Paşaalanı mahallesinde tarlaların içindeydi.Okulun etrafında asfaltlanmış yol yoktu. Okulun bahçesi kış ayında sadece çamurdu. Kurucu müdürümüz Numan ÖZBAYRAM ile yaptığımız çalışmalar sonucunda okul bahçesi ve çevresi asfaltlandı. öğrencilerin akademik başarısını artırmak için çalıştık. Okulun fiziki yapısından dolayı veliler çocuklarını bu okula göndermek istememişlerdi.2011 yılında ilk mezunlarımızı verdik. 8 öğrencimizin eğitim fakültesini kazanması ondan fazla öğrencinin çeşitli mühendislik fakültelerini kazanması bizi mutlu etti.
İDERECİLİĞİMİN İKİNCİ YILI İDİ SORUŞTURMA SONUCU OKUL MÜDÜRÜ VE İKİ MÜDÜR YARDIMCISI GÖREVDEN ALINDI. OKULDA TEK İDARECİ BEN KALDIM OKULUN MEMURU YOK, OKUL MEVCUDU 1200 BU OLAY MAYIS AYI SONU, DÖNEM SONU NOTLAR TOPLANACAK KARNELER HAZIRLANACAK,SINAV PROĞRAMLARI YAPILACAK SON SINIF ÖĞRENCİLERİNE DİPLOMA DÜZENLENECEK ,SON SINIF ÖĞRENCİLERİNİN NOTLARI ÖSYM BİLDİDİLECEK MÜDÜR VEKALETİ BAŞKA İDARECİ OLMADIĞINDAN O GÖREV ÜZERİMDE MEB DE TOPLANTILARA KATILMA ,ÖĞRETMENLERİN EK DERS VE MAAŞLARI GİBİ BİR COK İŞ VE İŞLEMLER O DÖNEM BENİM İÇİN DÖNÜM NOKTASI OLDU TÜM YAPILMASI GEREKEN İŞLEMLER YAPILDI VE BAŞARI İLE O DÖNEMİ KAPATTIM BENİM İÇİN BİR GURUR KAYNAĞI OLDU TÜM DİĞER OKUL MÜDÜRLERİ VE OKULUMUN PERSONELİ TARAFINDAN TAKDİR EDİLDİM. O GÜNLERİMİ UNATMIYORUM
İdareciliğimin ilk yıllarında kayıt döneminde bir baba ve oğul kayıt için gelmişti. Kayıt sırasında başka bir ilçeden geldiklerini maddi durumlarının iyi olmadığını okulu yatılı zannettikleri için tercih edip geldiklerini,kalacak yer bulamazlarsa geri döneceklerini söylediler. Velinin halinden durum anlaşılıyordu. Öğrenci çok üzgündü. Biz üç idareci veliye beklemesini söyledik. Hemen arabaya atladık ilçedeki özel yurtlarla konuşmaya gittik. Öğrencinin başarılı olduğunu ve durumunu anlattık. Yurt giderlerini ve okul masraflarını bizim karşılayacağımızı söyledik.Bize yardımcı oldular. Öğrenci yüzümüzü kara çıkarmadı. Öğrencilik hayatında hep başarılı ve örnek oldu. Son sınıfta dersaneye göndermeye karar verdiğimizde maddi katkıda bulunan sadece biz değil diğer öğretmen arkadaşlarda oldu.Burada da çok başarılı oldu. Katsayı engeli yüzünden Eğitim Fakültesine gitti. Bir başarılı öğrencinin imkansızlıklar nedeniyle kaybolup gitmesine mani olmuştuk.Emeği geçen herkese teşekkürler....
Çocukken sabah erken saatte yolda oluşan buzları kıra kıra bakkala ekmek almak için giderken iki çocuğun bir çukura taşlar attığını gördüm. Yanlarına gittiğimde eski bir çuvalın içinde bir şeylerin kımıldadığını gördüm. Çuvalı onlara açtırdığımda ise içinden bir kedi birde köpek yavrusu vardı ve hayvancağızların her yerleri kan içinde kalmıştı bu durum karşısında o iki çocukla hemen oracıkta arkadaş olduk ve bu iki çocuğun mahalleye yeni taşınan iki kardeş olduklarını diğer çocukların onlarla oynamadıkları için kendilerine böyle bir oyun bulduklarını söylediler. o kedi ve köpeği beraberce besledik ve büyüttük. hem o hayvanlar ve hemde onlardan sonra gelecek olanlar kurtulmuş bende iki güzel arkadaş kazanmıştım.
YanıtlaSilHavran İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü dönemimde yapımı uzun yıllardır tamamlanmamış kaba inşaat olarak atıl vaziyette bekleyen okul binasını kaymakamlık ve Belediye ile işbirliği yaparak kısa sürede tamamlayıp eğitim öğretime kazandırmıştık.
YanıtlaSil2007 yılında Balıkesir İl Milli Eğitim Müdürlüğünde Okul Geliştirme ve Kalite biriminde çalışmaya başladım. tüm il çapındaki okullarımızda stratejik planlama ve okul gelişimi konularında seminerler vermeye başladım.sonuç itibariyle okullarrımızda bakanlığımızında katkılarıyla ortaya çıkartılan bu proje sayesinde verimlilik ve etkin okul yönetimleri konusunda faydalı olduğumuz düşünüyorum.
YanıtlaSil2003 yılında Kepsut ilçesi Piyade köyünde Öğretmenlik yaptım.Okulun Atatürk büstü yoktu ve müfettişler tarafından yapılan denetimlerde sürekli olarak eksiklik olarak yazılıyordu.Bir gün okulun depo olarak kullanılan bölümünü karıştırırken Atatürk Büstünü gördüm.Muhtemelen daha önce okula verilmiş ancak kaidesi yapılmamıştı.Bu büstü öğrencilerimin ve aynı zamanda veli olan köy imamıyla beraber yaptığımız günü hiç unutamam.O köye her gittiğimde bu anı günü hatırlarım.
YanıtlaSilSınıf öğretmeni olduğum bir sınıfta okuldaki tüm öğretmenlerin illallah ettiği bir öğrencinin kazanılma hikayesidir. 17 öğrencinin olduğu bu sınıfta tüm öğrencileri çevreme toplayabilmişken yalnızca biri ALİ dışarıda kalıyordu. Kazanmak için birşeyler yapılmalıydı ancak ne yaptıysak hangi yolu denediysek olmadı. Ali vurdumduymaz ne vatan ne millet ne din adamda sevgi yok. Aliden şikayetçi olmakla birlikte aslında herkes durumuna üzülüyor. Okula gelmediği bir gün arkadaşlarından alinin rap müzik ile ilgilendiğini öğrendiğimde çok mutlu oldum çünkü son kurşun olarak görüyordum. Hiç alakamız olmadığı halde başladık rap müzik araştırmaya arkadaşlarının da hepsine rap ile ilgili en az bir cümlelik bilgi öğrenmelerini istedim. Ali ertesi gün geldiğinde ders içerisinde rap müzikten örnekler vererek konuyu anlatmaya aktarmaya başladım.Sağolsun sınıftaki diğer öğrencilerde bu anlamda çok yardımcı oldular. Alinin gözleri parladı. O an ALİ min kalbine indiğimi hissettim ve ALİ de artık kanatlarımın altındaydı ALİ için artık çok önemli biriydim. ALİ'ye okulda yapılan her organizasyonda rap müzik söylettik duvarlara grafiti yaptırdık ALİ değişiyordu, herkes bunun farkındaydı. ALİ mezun oldu mezuniyetten sonra belki çok iyi bir üniversiteye gidemedi içinde vatan millet din sevgisi oluştu. Önemli olan damarı yakalayabilmek.Keşke tüm öğrenciler için bu kadar uğrşıp doğru damarı yakalayıp doğru kanalize edebilsek ancak şahsım adına belirtmeliyimki her öğrenci için çok mümkün olmuyor. Teşekkür ederim.
YanıtlaSil1999-2000 eğitim öğretim yılında açılan okulumuzun ilk öğrencilerinden Mehmet sınıf tekrarına kaldı.2.yılda şubat tatiline yakın babası okula geldi.Görüşme sırasında Mehmet'in tekrar yaptığını bilmediğini öğrendiğim babası sakin bir şekilde hocam çağıralım da Mehmet in yanında nasıl takip edeceğimizi anlatın,bizi pek dinlemiyor dedi.Ben öğrenci eleştirirken yanında ikinci bir kişinin olmasının onu inciteceğini düşünerek normalde bunu yapmam ama o gün babanın sakinliği beni sanırım etkiledi ve öğrenciyi çağırdım.Öğrencinin odama girmesiyle babanın üzerine atılması aynı anda oldu.Ayıramadım elbette.Bunun üzerine ben de babaya üstüste birkaç defa vurmak durumunda kaldım.Baba o kadar şaşırdı ki kaçmaya ben de kovalamaya başladım .Okuldan çıktık ve ben ne olduğunu anladım.Ama bir taraftan da evinde ver terbiyeni burada be sorumluyum diye bağırıyodum.İçeri girdiğimde Mehmet yanaklarında babasının parmak izleri ellerini önünde kavuşturmuş ,mahçup yüzü hala masama dönük bekliyordu. Çabuk dışarı çık beni ne hallere düşürdün dediğimde "hocam beni bu kadar seven olmamıştı bu okul bitecek"dedi.Okul bitti.Mehmet görüşürüz.Babası arada bir çayımı içmeye gelir ama önce arar"hocam dövmeyeceksen çayını içmeye geleceğim"der.
YanıtlaSilyıl 2001 lise birinci sınıfta okuan bir öğrencim sınıfın en zekisi.ancak velsinin cahilliği ve ilgisizliği yüzünden okulunu bırakmak zorunda kaldı.bu durumu ben 10 gün sonra öğrendim.çünkü idarecisi ben değildim.arkadaşları bu öğrenciyi çok seviyor ve okuluna dönmesinini istiyorlardı.hemen harekete gectim.arabam da yoktu.bir arkadaşımın arabası ile öğrencinin köyüne gittim.ailesi ile resmen okula döndürmek için kavga ettim.ve sonunda aileyi ikna etmeyi başardım.öğrenci okuluna döndü okulunu bitirdi üniversite sınavlarında derece yaparak bilgisayar öğretmenliğini kazandı ve hayatını kurtardı.bugün itibari ile evli bir çocuğu var ve istanbulda çok güzel bir okulda görev yapıyor.
YanıtlaSil1988 YILINDA YILDIZ ÜNİVERSİTESİ İZMİT'TE KMYO'DA ELEKTRİK BÖLÜMÜNDE 1. SINIF ÖĞRENCİSİYDİM. 6 ARAKADAŞ BİR EVDE KALIYORDUK. BİR ARKADAŞIMIZ SAKARYA'DA OTURUYORDU. HAFTA SONLARI GENELDE EVLERİNE GİDİP GELİRDİ. BİRGÜN EVDEN DÖNDÜĞÜNDE O HAFTA SONUNDA TECVİD DERSİ ALMAK İÇİN BİR HOCAYA GİTTİĞİNİ SÖYLEDİ VE ÖĞRENDİKLERİNİ BİZİMLE PAYLAŞTI. BEN DE BİR BESMELE OKUYAYIM DEDİM. OKUDUM. AMA BİR BESMELEDE BELKİ ON HATA BULDU. BUNUN ÜZERİNE DÜŞÜNDÜM Kİ YILLARDIR NAMAZ KILIYORUZ AMA EN KOLAY VE KISA AYETLERİ, SURELERİ BİLE YANLIŞ OKUYORUZ.BU BENİ TECVİDLİ KUR'AN OKUMA DÜŞÜNCESİNE SEVKETTİ. BUNUN İÇİN DE İLAHİYAT OKUMAM GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNDÜM. ANCAK BEN ENDÜSTRİ MESLEK LİSESİ MEZUNUYDUM VE İLAHİYAT OKUYABİLİR MİYDİM? BUNU BAŞARABİLİR MİYDİM? ZOR BİR KARAR VERDİM VE O YIL OYS'YE TEKRAR GİRDİM. SONUÇ 9 EYLÜL ÜNV. İLAHİYAT FAK. KAZANMIŞTIM. KAZANMIŞTIM AMA BUNDAN SONRASI DAHA DA ZORDU. ÇÜNLİ NE ARAPÇA BİLİYOR, NE DE KUR'AN' TECVİDLE OKUYABİLİYORDUM. KENDİME CİDDİ BİR ÇALIŞMA PROGRAMI HAZIRLADIM. HERGÜN SAATLERCE TEKRAR VE DERS ÇALIŞTIM. BUNU BAŞARMAM GEREKİYORDU. HEM MANEN KENDİMİ SORUMLU HİSSEDİYORDUM, HEM DE AİLEMİN EMEĞİNİ BOŞA ÇIKARMAMAM GEREKİYORDU. HAMDOLSUN HAZIRLIK SINIFINI HEM ARAPÇA DERSLERİNDE, HEM DE KUR'AN DERSLERİNDE İYİ DERECE İLE GEÇTİM. (VEMA TEVFİKİ İLLA BİLLAH.) BAŞARIM ANCAK ALLAH'TANDIR. SAYGILARIMLA.
YanıtlaSilİlçe Milli Eğitim Müdürü iken,Hayırsever bir vatandaş tarafından okul yapımı için bir arsa bağışı temin edilir.İlçenin ileri gelenlerinden bazıları adı geçen arsaya Kız Meslek Lisesi yapılması için gayret gösterirler.Biz ise, bunun mevzuat açısından mümkün olmadığını söylesekte dikkate alınmamaktadır.Biz ise, arsaya ilköğretim okulu yapılması görüşündeyiz. Bu görüşümüzü gerekçeli rapor haline getirerek üst makamlara, bir suretini de arsa bağışlaya gaönderdik.Tapu devri sırasında İlçeye gelen hayırsever.rapordan çok etkiiendiğini ve arsaya iköğretim okulu yapılmak şartıyla verdiğini yazılı olarak ifade etti.Adı geçen arsaya annesinin adını taşıyan ilköğretim okulu yapıldı.
YanıtlaSil1994 eylül ayında Tunceli de göreve başladım.Göreve başladığımız ilk gün Darıkent beldesinde 6 tane öğretmen şehit edildi.Bu haberi aldığımızda Milli Eğitim Müdürü biz yeni gelen öğretmenlere hoş geldiniz toplantısı yapıyordu.Tabi bu haber alındığında toplantıya katılan yeni göreve başlamış öğretmenlerden istifa edip ayrılanlar oldu.Fakat biz göreve devam ettik.Oraya tayinimiz çıkmadan önce Tunceli dışında diğer bütün iller aklımıza gelmişti.Tunceliye gideceğimi hiç düşünmemiştim.hizmete başladık ve fakir kalabalık bir ailenin çocuğu parasızlıktan okuyamayacaktı.elinden tuttuk.okulu bitirdi dersaneye gönderdik.üniversiteyi hemde İlahiyat Fakültesini okudu bitirdi şu an din kültürü öğretmeni.Tuncelinin sosyal yapısını düşündüğümde şu an bu öğrencimin okuması ve branşdaşım olmasıbenim için çok büyük bir başarı.
YanıtlaSilYeni tayin olduğum okulun binası çok sağlam ve fiziki kapasite yönünden lise olarak eğitim ve öğretime müsait bir bina idi.
YanıtlaSilBeldenin öğrencileri lise öğrenimi için en yakın merkezlere gitmek zorunda kalıyor;bu da maddi yönden ailelerine büğyük külfet oluşturuyordu.
Beldenin belediye başkanına ricada bulundum.Valilik ve ilgili birimlerle görümesini ve binanın keşfinin yapılmasını sağladım.Binanın lise öğretimine uygun fiziki yapıya ve bayındırlıkça sağlam raporu alınması gerçekleşti.
Belediye başkanı gerekli belgeleri alarak bakanlıktaki ilgili birimlerle görüştü ve üç gün sonra binamız lise öğretimine hazır oldu. 1984-1985 öğretim yılından bu yana bölge insanı eğitim ve öğretim bakımından büyük bir maddi külfetten kurtulduğu gibi insanları da eğitim ve öğretim yönünden büyük bir kazanıma kvuşmuş oldular.
Beldemiz Balıkesir ilinde lise binası olan ilk belde olma özelliğni de elde etmiş oldu.
Köyde birleştirilmiş sınıfta okudum. O zamanlar bulduğumuz her kağıt parçasını okurduk sonuna kadar. Ortaokula şehre gidip geliyorduk. Okuldan geldiğimde öğrendiğim birkaç cümleyi tekrarlıyor ve ingilizce konuştuğumu ima ediyordum ailem özellikle babam buna çok seviniyordu. Bir gün yine bu durumdayken kahvenin önünde adamın biri "sen hep aynı 2-3 cümleyi tekrarlıyorsun" deyince yüzüm kıpkırmızı oldu utanmaktan babam da ordaydı. Babam "beni rezil ettin herkesin içinde" dedi. O günden sonra bu dili öğreneceğime kendime söz verdim, çok çalıştım, ingilizce öğretmenim de çok iyi bir kadındı Işın hanım.Onun yardımları ve benim çok çalışmam sayesinde ingilizceye olan ilgim artmış ve ben 5-6 ay sonra dili çözmüştüm. Mesleğimi seçmem de işte bu yüzden oldu. Öğretmenliği ayrıca başka bir kültürün dili olan ingilizceyi bildiim için kendimi şanslı hissediyorum. Umarım herkes sevdiği işi yapar.
YanıtlaSil2008 yılında Albay Cafer Tayyar Nuran Oğuz lisesinde Müdür yardımcısı olarak göreve başladım.Okulumuz henüz 2007 yılında faaliyete geçmişti.Okul Paşaalanı mahallesinde tarlaların içindeydi.Okulun etrafında asfaltlanmış yol yoktu.
YanıtlaSilOkulun bahçesi kış ayında sadece çamurdu.
Kurucu müdürümüz Numan ÖZBAYRAM ile yaptığımız çalışmalar sonucunda okul bahçesi ve çevresi asfaltlandı. öğrencilerin akademik başarısını artırmak için çalıştık. Okulun fiziki yapısından dolayı veliler çocuklarını bu okula göndermek istememişlerdi.2011 yılında ilk mezunlarımızı verdik. 8 öğrencimizin eğitim fakültesini kazanması ondan fazla öğrencinin çeşitli mühendislik fakültelerini kazanması bizi mutlu etti.
İDERECİLİĞİMİN İKİNCİ YILI İDİ SORUŞTURMA SONUCU OKUL MÜDÜRÜ VE İKİ MÜDÜR YARDIMCISI GÖREVDEN ALINDI. OKULDA TEK İDARECİ BEN KALDIM OKULUN MEMURU YOK, OKUL MEVCUDU 1200 BU OLAY MAYIS AYI SONU, DÖNEM SONU NOTLAR TOPLANACAK KARNELER HAZIRLANACAK,SINAV PROĞRAMLARI YAPILACAK SON SINIF ÖĞRENCİLERİNE DİPLOMA DÜZENLENECEK ,SON SINIF ÖĞRENCİLERİNİN NOTLARI ÖSYM BİLDİDİLECEK MÜDÜR VEKALETİ BAŞKA İDARECİ OLMADIĞINDAN O GÖREV ÜZERİMDE MEB DE TOPLANTILARA KATILMA ,ÖĞRETMENLERİN EK DERS VE MAAŞLARI GİBİ BİR COK İŞ VE İŞLEMLER O DÖNEM BENİM İÇİN DÖNÜM NOKTASI OLDU TÜM YAPILMASI GEREKEN İŞLEMLER YAPILDI VE BAŞARI İLE O DÖNEMİ KAPATTIM BENİM İÇİN BİR GURUR KAYNAĞI OLDU TÜM DİĞER OKUL MÜDÜRLERİ VE OKULUMUN PERSONELİ TARAFINDAN TAKDİR EDİLDİM. O GÜNLERİMİ UNATMIYORUM
YanıtlaSilİdareciliğimin ilk yıllarında kayıt döneminde bir baba ve oğul kayıt için gelmişti. Kayıt sırasında başka bir ilçeden geldiklerini maddi durumlarının iyi olmadığını okulu yatılı zannettikleri için tercih edip geldiklerini,kalacak yer bulamazlarsa geri döneceklerini söylediler. Velinin halinden durum anlaşılıyordu. Öğrenci çok üzgündü. Biz üç idareci veliye beklemesini söyledik. Hemen arabaya atladık ilçedeki özel yurtlarla konuşmaya gittik. Öğrencinin başarılı olduğunu ve durumunu anlattık. Yurt giderlerini ve okul masraflarını bizim karşılayacağımızı söyledik.Bize yardımcı oldular. Öğrenci yüzümüzü kara çıkarmadı. Öğrencilik hayatında hep başarılı ve örnek oldu. Son sınıfta dersaneye göndermeye karar verdiğimizde maddi katkıda bulunan sadece biz değil diğer öğretmen arkadaşlarda oldu.Burada da çok başarılı oldu. Katsayı engeli yüzünden Eğitim Fakültesine gitti. Bir başarılı öğrencinin imkansızlıklar nedeniyle kaybolup gitmesine mani olmuştuk.Emeği geçen herkese teşekkürler....
YanıtlaSil